Halbuki bir dakika hava almazsak dudağımızın önündeki havanın ne kadar değerli olduğunu anlarız. Vücudumuzun dörtte üçü su iken ramazan ayında 8-10 saatlik bir susuzluğa dayanamıyoruz. Hal böyle iken çarçur ettiğimiz suyun kıymetini elimizden çıktıktan sonra mı anlayacağız.
Geçtiğimiz yıllar kurak gidince mercimek ve arpa yetiştiren çiftçilerin neler kaybettiklerini ne çabuk unuttuk.
Şimdi bir fikir jimnastiği yapalım su ne kadar önemli bir göz gezdirelim.
Avrupa’da kişi başına günde ortalama 200 lt su tüketiliyor. Türkiye’de bu miktar 110 litre.
Gelişmekte olan ülkelerde kii başına su tüketimi 10 litre
İngiltere’de günlük sadece tuvalet sifonu için harcanan su kişi başına 50 litre.
Evet değerli dostlar bu gidişle 20 yıl sonra bugün kullandığımız suyun tam %40 daha fazlasını kullanacağız.
1 kilogram buğday için gerekli su miktarı 1.450 litre su. 1 kilo pirinç için ise 3.450 litre su gerekmektedir.
Uzmanların yaptığı araştırmalara göre 2025 yılında dünya nüfusunun üçte biri temiz tatlı suya kavuşamayacak.
Dünyanın dörtte üçü su ama denizlerdeki su tatlı su haline getirilmesi çok kolay değil ve dolayısıyla elverişli tatlı su miktarı sadece nehirlere bağlı.
Hep bize şu anlatılmıştır. Ülkemiz su zengini bir ülkedir. Üç tarafı denizlerle kaplıdır. Halbuki ada ülkeleri mesela Kıbrıs tatlı su sıkıntısı en çok çeken ülkelerdir. 2030 yılı, devlet istatistik enstitüsünün öngörülerine göre, 2030 yılında nufusumuz 100 milyonu geçecek. Bu da fert olarak her birimizin yılda 300 m3 daha az su içebileceğimizi ifade etmektedir.
Ülkemizdeki 3.225 belediyenin sadece 112 si kanalizasyonu arıtıyormuş bu ne demek biliyor musunuz? Yaklaşık 50 milyon nufusumuzun kanalizasyon suları nehirlere, göllere, denizlere akıyor.
Gelelim tarıma
Ülkemizdeki suyun %75’i tarımda %11’i endüstride %14’ü ise evlerde kullanılıyor. Bu ne demek Türkiye’deki en büyük su tüketimi tarımda.
O zaman gelecek nesillere sulu bir dünya bırakabilmek ve su sıkıntısı çekmeyecek bir ülke olabilmenin en önemli yolu tarımdaki suyun iktisatlı kullanılması gerekiyor. Geçtiğimiz hafta baraj suyu kanallardan verilmeye başlandı. Akçakale’nin Gündaş köyüne su gelemedi. Yukarıdaki çiftçiler o kadar hor kullandılar ki aşağıya su kalmadı. Hâlbuki tahliye suyu nehir gibi akmakta. Arkadaşlar ne yapıyoruz? Kendi gözümüzü kendi parmağımızla çıkarıyoruz. Hem su boşa gidiyor hem de toprağımızın en verimli kısmını tahliyeye akıtıyoruz.
İster sistemi suçlayalım ister su yönetimini suçlayalım ama bir gerçek var ki her şey kendi sorumluluğumuzu bilerek çözülecek. Yani bir kamuoyu oluşturmak durumundayız. Bir bilinç gelişmeli.
Dubai’de deniz suyunun arıtılmasıyla elde edilen içme ve kullanma suyunun fiyatı 4 litre benzin fiyatına eşit.
4 kişilik bir aile sebzelerini akan su yerine su dolu bir kapta yıkarsa yılda 18 ton, bulaşık makinesı kullanırsa yılda 26-40 ton, diş fırçalarken musluğu kapatırsa yılda 48 ton su tasarruf edebilir.
İşte bu kadar. İslamiyetin emrettiği gibi nehir kenarında olsan bile abdest alırken suyu israf etme. Ne kadar tasarruf o kadar kar.
Kısacası su deyip geçmeyin. Lütfen biraz dikkat.
SU
Etiketler:
İBRAHİM ÇETİNER
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Bilmiyordum.
Arkadaşlar! Gidip Toros Dağlarına bakınız. Eğer orada bir Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi bilinizki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet TÜRK’ü yenemez. Yörüklük Türklüğün aslı ve ta kendisidir. Yörükler, Türkiye’nin temel taşıdır. Ulu Yörük, Türkiye’nin; Türk kalabilmesi için , sorumluluk üstlenip, aklı, emeği ve gerektiğinde canıyla fedakarlığa hazır olandır..!
Ayrıca, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Dergisinin 1995 Ağustos ayına ait 97. sayısında 16 sayfa .M.K.Atatütk
GÜZEL SÖZ
Kimseyi övmeyen, kimseyi kötülemeyen, kimseden yakınmayan, kimseyi suçlamayan olgun insandır. Epictetos
0 yorum:
Yorum Gönder